27.4.10

eits




explosions in the sky...

her ânın müziğini yapan grup. her ânın, her anının...
yaptıkları parçalar, sayısız kopma-patlama (explosion) noktası içerse de -deyim yerindeyse dolup dolup boşalsa da- yatağa girip kulaklığı takınca saatlerce ninni vazifesi görebiliyor. saatlerce beyni laçkaya çeviren işlerden sonra, birkaç parçası dinlenince insanı sarsıp kendine getirebilecek kudrete de sahip tabii aynı zamanda bu parçalar. ve gene şahsi olarak açık havalarda dinlendiğinde daha tesirli olduğunu tecrübe ettim-ediyorum-edeceğim.

dağ başı?
göl/deniz/okyanus ortası?
yemyeşil bir kır?
boz bir harman?
yağmur/dolu/kar?
rüzgar/fırtına/kasırga?
gündoğumu/günbatımı/dolunay/hilal?
havai fişek gösterisi?

gökyüzünde manasızca uçan bir poşeti ya da kırmızı balonu izlerken dinlemek gerekiyor bana kalırsa. ya da bilmiyorum, en azından ben açık havada daha çok randıman alıyorum. gerçi her ne kadar 'the earth is not a cold dead place' albümü uyku müziğim olsa da.

ve bir itirafta bulunarak şöyle diyeyim, abartısız, son bir senedir başıma gelen güzel şey explosions in the sky...
e çok-çok daha güzeli var; ama. ya ben.

Hiç yorum yok: