14.2.11
9.2.11
road to grammar in use
her geçişimde hayran hayran baktığım ve fotoğraf makinemi almadan önce çekme planları kurduğum bir yerdi kocatepe kuruyemişçisinin bu şarap dolu camekanı. yakında kalkacakmış o şişeler. yeni yasa filan bir şeyler dedi içeride çalışan adamlardan biri. madem öyle, ölümsüzleştirmek de bana düştü sanırım bu güzel yeri. kendi adıma sevdim bu iki fotoğrafı. korsan kitap, grammar in use filan almak için yolunuz olgunlar'a doğru düşerse karanfil'in sonundaki üst geçidin hemen sağına bakınız.


6.2.11
twitter.com/06melihgokcek

şimdiiik. şimdi ekşi sözlük'te yaklaşık 2 ay evvel ekşifotoğraf adı altında bir google grubu açılmış idi. ben de girip üye olmuş idim. neyse, her yerde olduğu gibi orada da aktif olan tarafın istanbul tayfası olduğunu görüp kaderime boyun eğerek düz hayatıma devam ediyordum. sonra bir gün, melih gökçek'in twitter sayfası açıp kendisine gelen her twit'e cevap verdiğini gördüm. başkan o kadar sevmiş ve sevilmiş olacak ki, 3000 küsür twit yazmış ve şu an 26000 takipçisi var. işte bu google grubundan biri de başkana sormuş: ''başkanım ankara'da metro inşaatları ne alemde?''
o da ''buyrun gelin, kendi gözlerinizle görün.'' demiş. e gökçek'ten sözü alan eleman geziyi organize ediyor ve 4 şubat gecesi fatih ekspresiyle ankara'ya geliyorlar. ben de ilk başlarda olumlu baktım bu geziye; fakat sabahın köründe kalkıp da sıcak yatağımdan ayrılmak istemedim. sonra benim diğer iki arkadaşın da ısrarıyla sabah soluğu ankara gar'da aldık ve istanbul'dan gelen 5 kişilik (dev kadddd) ekiple buluştuk. toplamda 9 kişi büyükşehir belediyesinin kapısını tıklattık. başkanın yardımcılarından derya hanım, güzel gözlü, tatlı sözlü derya hanım ve birkaç kişi bize o kadar ihtimam gösterdiler ki anlatamam ya. anlatamam. bunun % 10'unu dahi beklemiyordum.
sayayım:
-altımıza iki adet son model ve lüks caravelle tahsis edildi.
-ilk olarak ankara hali'nin yanında varlık şefkat evinde kahvaltı.
-oradan güvenpark ve milli eğitim bakanlığı arasındaki metro çalışmaları hakkında bilgi alıp yerin birkaç on metre altına indik.
-oradan odtü metro istasyonu ki sadece rayları kalmış. ama diyebilirim ki hakikaten odtü metro istasyonunda odtü klası konuşuyor. sanki resim galerisi ya da müze. öyle ferah ve modern bir mimariye sahip.
-odtü'yü geride bırakıp aksu caddesi üzerindeki otoparkta bulunan ''sokakta çalışan çocuklar merkezi''ne gittik. burada baya bir eylendik. 5400 metrekare üzerine kurulu kocaman bir merkez. sokakta çalışan çocukların gün boyunca gelip a'dan z'ye her türlü ihtiyaçlarını karşılayıp kendi gelişimlerini sağlayabilecekleri ve başında gerçekten iyi niyetli olduğuna inandığım bir idareci bulunan güzel bir merkez. mesela ingilizce, gitar-piyano-org-bağlama, futbol-karate-judo, bilardo-golf, kütüphane, diksiyon, el sanatları, internet vs. gibi birçok imkan sağlanıyor ekseri yenidoğanlı olan tıfıllara.
öğle yemeğini de orada eda ettikten sonra (erişte-bezelye-turkish yoghurt) gene 'özel araçlarımız'la bizi istediğimiz yere bıraktılar. orası ankara kalesiydi. kalenin en tepe noktasına çıkıp içimizin bir acayip olmasına neden olduktan sonra ''deli mi skti?!?!'' diyerek daha tenhalarda dolaşmaya karar verdik. yerler jilet gibi kaygandı. e tabii tüm bu olaylar esnasında çatır çutur fotoğraflıyoruz her şeyi. neyse, dedik soluklanalım. saat 4'te randevumuz var biriyle... bir buçuk saat kadar kalenin dibinde ''asmalı konak'' diye bir kafeye oturup 3 şişe şarap söyledik:) işletmecinin japon turistlere ibretlik kitleyişine de şahit olduk bu arada. ve saat 4 olmuş ve derya hanım aramıştı. araçlar geliyor. tekrar minibüslere atlayıp belediyeye. veee bir saat kadar rötarla oradaydık. i.melih gökçek o kalpleri ısıtan meşhur gülümsemesi ve eee'lemesiyle karşıladı bizi odasında. bu esnada onursal başkanı olduğu ankaragücü'nün kayserispor'la maçı var:) hoş beş falan fişmekan derken kayseri attı. 1-1 dakika 70 filan. başkanın ağzı bizde, gözü maçta. dakika 90+5, kayseri bi tane daha kitledi 2-1. başkanın yangınını gömleğinin birkaç düğmesini açması da kesmedi. şöyle diyeyim, zaten melih gökçek ağzı iyi laf yapan bir adam; ama bu kadar nasıl diyeyim, açık sözlü olduğunu ve karşısındakinin de açık sözlülüğünü desteklediğini ilk defa görüyorum desem yeridir. nişan merasimine katılması için çıkması gereken ibrahim beyle vedalaşıp gene soluğu derya hanımın yanında aldık. başkanın hediyesi de 'atatürk fotoğrafları' isimli, adamın kafasına vursan travma yaratabilecek bir dergiydi. (bu arada içtiğimiz urfa dibek kahvesi, şimdiye dek içtiğim en farklı ve lezzetli kahvelerden biriydi) biz giyinip ayrılmaya davranırken altınpark'taki belediye konukevinde bizim için akşam yemeği hazırlığı yapıldığı söylendi. hoppalaa. gene atladık minibüslere ve altınpark'a... orada da gerçekten güzel bir yemek yedikten sonra keçiören tayfasını evlerine bırakıp kızılay'a geçtik. 2 ankara ve 5 istanbul tayfası. şoförümüze yolu tarif ederek aylak madam'a gittik. gerçi öyle bir mekanda içkinin olmaması ayrı bir hadise; ama sıcak şarabı hakikaten ilk kez denememe rağmen tuttum. içine tarçın atılmış vişne oraleti gibi; ama hoş yahu. oradan hareket saati gelen istanbullu ekşicileri taksiye bindirip evin yolunu tuttum. ben bu grubu tuttum.
çok üstünkörü anlattığım bu olaylar en azından bende güzel; ama daha ziyade enteresan bir anı olarak kalacaktır.
"yiyor ama çalışıyor'' ---devletin yaratmak istediği tür vatandaş
4.2.11
öz gaziantep
(ankara tayfası iyi bilir)

1 ocak 1958, ab kuruldu.
1959, türkiye başvurdu.
1960
1961
1962
1963
1964
1965
1966
1967
1968
1969
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976
1977
1978
1979
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
4 şubat 2011...
öz gaziantep'te tavuk iskender 5 lira
et iskender 6 lira.

1 ocak 1958, ab kuruldu.
1959, türkiye başvurdu.
1960
1961
1962
1963
1964
1965
1966
1967
1968
1969
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976
1977
1978
1979
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
4 şubat 2011...
öz gaziantep'te tavuk iskender 5 lira
et iskender 6 lira.
3.2.11
ilber ortaylı ve vedat milor ile osmanlı mutfağı
bi ara görüşelim mutlaka kardeşim
meali: tesadüfen karşılaşmasaydık siksen aklıma gelmeyecektin. bir sonraki tesadüfi karşılaşmamıza dek kib aeo cnm bnm sçs amk.
17.1.11
peynir evde de var, kıymalı yesene!

bu sözü çevremde duyarım. şöyle ki kuru fasulyeyi çok severim. her gün olsun, her gün yerim. yani etin yokluğunu aramam, kurunun yokluğunu ararım. dışarıda arkadaşlarla yemek yeriz mesela. öğrenci işi olsun diye öz gaziantep'e gideriz. bilen bilir. neyse ben ev yemeklerinden yemek isterim. ne bileyim bezelye, nohut, kuru daha lezzetli görünür gözüme. tam sipariş verirken arkadaşlarım ''hop hop'' diye uyarırlar. ''la olm kuruyu evde de ye'n, tavuk mavuk bi şeyler al.'' hay, sanane arkadaşım.
11.1.11
4.12.10
22.11.10
19.11.10
15.11.10
4.11.10
31.10.10
ingilizce şarkıların türkçe karşılayıcıları II

coldplay - yellow >>> sarı sarı (mahzun kırmızıgül)
modern talking - brother louie >>> emmoğlu (ferdi tayfur)
radiohead - 2+2=5 >>> iki iki dört eder (ibrahim tatlıses)
depeche mode - little 15 >>> hey onbeşli onbeşli (yöre: tokat)
celine dion - my heart will go on >>> gönlüm ataşlara yandı gidiyor (neşet ertaş)
19.9.10
15.9.10
bubamara
eskiden cuma gecelerini iple çekerdim. saat 11 buçuğa doğru herkes çekilirdi yatmaya, evin içi sessiz. alırdım battaniyemi, kumandamı, mandalinamı veya giyerdim şortumu, alırdım yanıma bir tabak yeni dünya-mor erik-kiraz... uzanırdım koltuğa. trt 2'de dünya sinemalarından kuşağı olurdu. hafta boyu merak ederdim acaba bir dahakine hangi ülkeden film yayınlayacaklar diye. trt'nin internet sitesinden filan bakmayı akıl ettim sonraları. hollywood sinemasının iticiliği oranında çekici gelirdi non-hollywood yapımı filmler. bir hafta tozlu tahran yollarında, diğer hafta tunus'ta bir köşkte, diğer hafta moskova meydanlarında, ondan sonraki hafta ıssız kırgızistan bozkırlarında, sonraki haftalarda meşhur siyah londra taksilerinde olmak; ya da özetle sinema insana hayatında yaşayamayacağı (ham madden, hem manen) tecrübeleri yaşatan ve eşi olmayan bir şölen ya adeta. şimdilerde trt her konuda sıçtığı için bu keyfim de ortadan kalkmış vaziyette. trt haber olunca kalktı bu kuşak. ya da belki kalkmamıştır. sorun da değil açıkçası. istediğim filmi en fazla iki saat içinde edinebiliyorum ama o hazzı alabildiğim söylenemez.
ben bunu neden anlattım? şunun için anlattım ki... harbi niye anlatmıştım ya. vallahi unuttum. muhtemelen bir filmden bahsedecektim. crna macka beli macor, black cat white cat, kara kedi ak kedi katıksık olarak balkanlar'a aşık olma sebebidir. izleyiniz.
8.9.10
20.8.10
ingilizce şarkıların türkçe karşılayıcıları
morrissey - let me kiss you >>> gel öpem seni (söz-müzik: murat kekilli)
travis - why does it always rain on me? >>> yağmur yağar benim garip başıma (söz: anonim, yöre adıyaman)
travis - why does it always rain on me? >>> yağmur yağar benim garip başıma (söz: anonim, yöre adıyaman)
radiohead - banana co >>> çikita muz (söz-müzik: ajdar anık)
citizen cope - let the drummer kick >>> çalın davulları (anonim, yöre: selanik)
the fugees - killing me softly >>> vur sineme öldür beni (kaynak kişi: aşık beyhani, yöre: erzincan)
mory kante - yeke yeke >>> honki ponki (söz-müzik: çelik)
air - highschool lover >>> liseli vardı ya ah o liseli (söz: burhan çaçan)
the smiths - heaven knows i'm miserable know >>> alem biliyor adam değilsin (söz: lara)
to be continued...
10.8.10
gesi bağları
yoldan rastgele üç beş kişi çevirsek ve bir türkü söylemelerini istesek sanıyorum ki en çok söylenen türkülerden biri olur gesi bağları. halkımızın (ve hatta insanlığın) ortak bir derdini, ortak bir acısını anlattığından olsa gerek. aşkın, sevdanın dili, dini olmaz elbet. ve hep 2 bentlik kısmını söyleriz bu türkünün. bilmeyiz ki aslında analar, ağalar canları can acısıyla, canan acısıyla yandığında bilmeden de olsa sürekli ekleme yapmışlar türküye. güzel bir insan da derlemiş bu bentleri.
yitirdim yarimi anam aranıyorum''
1
gesi bağları’ndan gelsin geçilsin
kurulsun masalar rakı konyak içilsin
herkes sevdiğini alsın seçilsin
gel otur yanıma hallerimi söyleyim
halimden bilmiyor ben o yari neyleyim
2
gesi bağları’nda dolanıyorum
yitirdim yarimi (anam) aranıyorum
bir çift selamına güveniyorum
atma garip anam beni dağlar ardına
kimseler yanmasın anam yansım derdime
3
gesi bağlarında bülbüller öter
ateşim yanmadan (anam) tütünüm tüter
bana bir hal olmuş ölümden beter
atma garip anam beni dağlar ardına
kimseler yanmasın anam yansın derdime
4
gesi bağları’nda üç ırgat işler
sıladan geliyor (anam) şu uçan kuşlar
anneler doğurur ele bağışlar
örtün pencereleri (anam) esmesin yeller
dertli olduğumu (anam) bilmesin eller
5
gesi bağları’nın gülleri mavi
ayrıldım yarimden (anam) gülemem gayri
yardan ayrılanın böyle olur hali
yas tutsun ellerim (anam) kına yakmayım
kör olsun gözlerim (anam) sürme çekmeyim
6
gesi bağları’nda tokaştım taşa
kardeş ekmeğini (anam) hakarlar başa
girip çalıştığım emeğim boşa
gel otur yanıma, hallerimi söyleyim
halimden bilmiyor ben o yari neyleyim
7
gesi’ye giderken yolum ayrıldı
bindim arabaya (anam) başım çevrildi
siyah saçım sağ yanıma devrildi
atma garip anam beni dağlar ardına
kimseler yanmasın anam yansın derdime
8
tıkır tıkır merdivenden inmedim
güle güle anam yar koynuna girmedim
cahil idim kıymetini bilmedim
atma anam atma , beni dağlar ardına
kimseler yanmasın anam yansın derdime.
9
kuruldu kazanım harenim yoktur
söküldü sim saçım anam örenim yoktur
kapıdan içeri girenim yoktur
örtün pencereler anam esmesin yeller
dertli olduğumu anam bilmesin eller.
10
bana gül diyorlar neme güleyim
ayrılık üzerimdeki, kime neyleyim
bir mektup gönder gönlüm eyleyim
neyleyim neyleyim hep alnımın yazısı
gülmemiş bu dünyada, anamın kuzusu.
11
bulamadım kır atımın gemini
süremedim anam gençliğimin demini
ben sürmedim eller sürsün demini
neyleyim dünyada anam yar olmayınca
domurcuk gül iken anam koklamayınca.
12
çattım ocağıma hürmetim yoktur
döktüm zülfü saçı anam örenim yoktur
anamdan babamdan gelenim yoktur
neyleyim neyleyim hep alnımın yazısı
gülmemiş bu dünyada anamın kuzusu.
13
enginli yüksekli kayalarımız
gam ile yoğrulu anam mayalarımız
doğurmaz olsaydı analarımız
neyleyim neyleyim hep alınım yazısı
gülmemiş bu dünyada anamın kuzusu.
14
urganım atmadık dallar mı kaldı
başıma gelmedik anam haller mi kaldı
beni söymedik diller mi kaldı
ne deyip ağlayım, anam alın yazgısı
kader böyle imiş anam onmaz bazısı.
15
şu görünen bahçe m’ola bağ m’ola
şu dağın ardında yarim var m’ola
oturup da beni yad eder m’ola
atma anam atma beni dağlar ardına
kimseler yanmasın anam yansın derdime.
16
sac üstünde fısır fısır bazlama
küçük iken ciğerlerim gözleme
ben diyorum gelir diye gözleme
örtün pencereler, anam esmesin yeller
dertli olduğumu anam bilmesin eller.
17
gesi bağlarında şıvga dalım yok
derdimi söylesem anam dinler yarim yok
herkes güler oynar sorgu sual yok
ben gülsem oynasam anam yasak diyorlar
yarını elinden anam alsak diyorlar.
18
gesi’ye giderken yolum ayrıldı
bindim arabaya başım çevrildi
selvi saçım sol yanıma devrildi
ölüm olmasın da anam ayrılık olsun
bize sebep olan anam içten vurulsun
19
mezarımı geniş açın dar olsun
etrafı mor sümbüllü bağ olsun
ben ölüyom ahbaplarım sağ olsun
el kadar alınımda türlü yazım var
evvel bir başımdı, şimdi körpe kuzum var
20
ateş alıp ısınmadım korunda
güle güle anam yar gezmedim kolunda
methim gezer elalemin dilinde
atma anam atma, beni dağlar ardına
kimseler yanmasın anam yansın derdime
21
bülbül gelmiş gül dalına konuyor
hangi dala yuva yapsa kuruyor
herkesin yari yanında duruyor
atma garip anam beni dağlar ardına
kimseler yanmasın anam yansın derdime
22
bülbülüm uçtu da kafesi durur
ne güzel ellerin (anam) babası durur
babasız yuvada evlat mı büyür
örtün pencereleri (anam) esmesin yeller
dertli olduğumu (anam) bilmesin eller
23
yazmam gül yaprağı düremem gayri
yalnızım evlere (anam) giremem gayri
bana bir hal oldu diyemem gayri
gel otur yanıma hallerimi söyleyim
halimden bilmiyor ben o yari neyleyim
24
gesi bağlarında kılarım namaz
kılarım kılarım halka yaramaz
haktan geldi bize bir ulu niyaz
örtün pencereleri değmesin yeller
bugün efkarlıyım gelmesin eller
25
gesi bağları’nın gülü olayım
arayı arayı yari bulayım
gül bülbülden başkasına sorayım
gel otur yanıma hallerimi söyleyim
halimden bilmeyen ben o yari neyleyim
26
gesi bağları’nda kamber tay olur
anam andıkça aklım zay olur
ayrılık dediğin birkaç ay olur
örtün pencereleri esmesin yeller
dertli olduğumu bilmesin eller
27
şu dereden akan bulanık seller
derdim içimdeki ne bilsin eller
oturup ağlasam divane derler
ne deyim ne ağlayım hep alnımın yazısı
kader böyle imiş onmaz bazısı
28
sandıktan basmamı giyesim geldi
ciğerim anamı göresim geldi
varıp iki elini öpesim geldi
örtün pencereleri esmesin yeller
dertli olduğumu bilmesin eller
29
tandıra et vurdum yiyesim geldi
ciğerim anamı göresim geldi
açıp mezarına giresim geldi
ne deyim ağlayım hep alnımın yazısı
kader böyle imiş onmaz bazısı
30
gesi bağları’nda bir top gülüm var
hey allah’tan korkmaz sana bana ölüm var
ölüm varsa bu dünyada zulüm var
atma garip anam beni dağlar ardına
kimseler yanmasın anam yansın derdime
31
gesi bağları’nda geçilmez yastan
dört yanım ıslandı yağmurdan yaştan
sağ yanım ağrıdı soluma yaslan
hep yalan mı oldu o geçen günler
bahçede ötmez oldu bülbüller
32
gesi bağları’nda açılmış güller
derdimi söylesem deli olmuş derler
seni sevdiğimi bilmesin eller
gel otur yanıma boyu posu güzelim
gülemem ağlarım ah çekerim gezerim
33
gesi bağlarında kaynar karınca
içim kan ağlar anam yaşıtım görünce
ben bu dertten iflah olmam ölünce
hep yalan mı oldu anam o geçen günler
bahçedeki ötmez oldu anam bülbüller.
34
gesi bağlarında yiğitler gezer
eller ne bilsin anam yüreğimi ezer
yarim gitti hasreti beni üzer
ben gülsem oynasam anam yasak diyorlar
varını elinden anam alsak diyorlar.
35
gesi bağlarının köpeği olsam
koklayı koklayı anam anamı bulsam
bulduğum yerde öpsem koklasam
atma garip anam yazılara yabanlara
keşke verseydin köyümüzdeki çobana.
36
gesi bağlarında bülbüller öter
anamın ekmeği burnuma tüter
el kadar verseler o bana yeter
el kadar alnımda türlü türlü yazım var
evvel bir başımdı, şimdi körpe kuzum var.
37
gesi bağları’nda bir oylum kaya
düşmüşüm sevdana ne diyon bana
bir yüzük yaptırdım yadigar sana
takın parmağına dar mı geliyor
gurbete gitmesi zor mu geliyor
38
gesi bağlarında yolun sağında
güller çiçek mi açar yavru bağrında
yavrusu koynunda elin yanında
yas tutsun ellerim kına yakmayım
kör olsun gözlerim sürme çekmeyim
39
gesi bağlarında attım urganı
üstüme örttüler gurbet yorganı
benim anam çifte kessin kurbanı
ne deyip ağlayım hep alnımın yazgısı
kader böyle imiş onmaz bazısı
40
gesi bağlarında dikili taşlar
benden selam söylen hey uçan kuşlar
memlekette kaldı yaren yoldaşlar
örtün pencereleri esmesin yeller
dertli olduğumu bilmesin eller
41
her boyadan bir boyalı taşım var
yaşım küçük ne belalı başım var
feleğinen döğüşecek işim var
el kadar alnımda türlü türlü yazım var
evvel bir başımdı, şimdi körpe kuzum var
42
anam kirmenini alsın eline
tarasın yününü taksın beline
gelsin baksın yavrusunun haline
ben gülsem oynasam yasak diyorlar
varını elinden alsak diyorlar
43
başına bürünmüş el kadar astar
asker babasını yavrular ister
benim yarim diye yolunu gözler
neyleyim dünyada yar olmayınca
domurcuk gül iken koklanmayınca
44
gesi bağlarında ötüşen kuşlar
hayıra çıkmadı gördüğüm düşler
yıldan yıla meyva veren ağaçlar
devşirdim çiçeği dalda ne kaldı
gidiyom gurbete burda nem kaldı
45
gesi bağlarında salkım söğütler
anam yok ki versin bana öğütler
gün görüp gidiyor benden kötüler
neyleyim neyleyim hep alnımın yazısı
gülmemiş bu dünyada anamın kuzusu
46
ocağımı çattım herenim yoktur
söküldü sim saçım örenim yoktur
kapıdan içeri girenim yoktur
gel otur yanıma başımın tacı
ayrılık ekmeği zehirden acı
47
gesi bağlarında açıldı güller
sevdiği yanımda sefada eller
hep bize tokandı yaramaz diller
ben gülsem oynasam yasak diyorlar
varını elinden alsak diyorlar
48
arı olsam her çiçeğe konarım
yar yitirdim yana yana ararım
var mı benim şu gesi’ye zararım
atma anam atma beni dağlar ardına
kimseler yanmasın anam yansın derdime
49
gesi dedikleri bir çatal dere
ahbaplar içinde yüreğim yara
çok emekler verdim vefasız yere
örtün pencereler esmesin yeller
dertli olduğumu bilmesin eller
50
yine kalaylandı sofanın taşı
silerim silerim gitmez gözümün yaşı
benim çektiklerim bir soysuz yası
meğer taşa biber ekilmez imiş
kötülerin kahrı çekilmez imiş
51
anam beni ne hal ile doğurdu
el kapısı hamur etti yoğurdu
gücüm yeter yetmez işler buyurdu
gurbet elde neler geldi başıma
anam yok ki şu derdime katıla
52
anam mendilimi düremiyorum
yalnızım evlere giremiyorum
anasız babasız duramıyorum
neyleyim neyleyim hep alnımın yazısı
gülmemiş bu dünyada anamın kuzusu
53
anam yok ki ağıdımı dinlesin
babam yok ki şikayetim dinlesin
şu cahil gönlümü kimler eylesin
el kadar alnımda türlü türlü yazım var
evvel bir başımdı,şimdi körpe kuzum var
54
gesi bağlarında gülüm duruyor
hangi dala yuva yapsam kuruyor
bülbül bile kadersizi biliyor
ne deyip ağlayım hep alnımın yazısı
onmaz imiş güzellerin bazısı
55
yazmam gül yaprağı düremiyorum
yalnızım evlere giremiyorum
söktüm sim saçımı öremiyorum
devşirdim çiçeği benim dalda ne kaldı
gidiyom gurbete benim burda nem kaldı
56
bellettim bağımı yemedim üzüm
kaynattım pekmezi gelirim güzün
garibe vermezler bir salkım üzüm
neydeyim ağlayım alın yazısı
kader böyle imiş onmaz bazısı
57
bu yıl çiçek çoktur dallar götürmez
dağlar diken olmuş kervan oturmaz
benim bağrım yaz olmuş sitem götürmez
eğil dağlar eğil yari göresim geldi
siyah zülfümü yüzüne süresim geldi
58
yüceden kaldırın gelin ölüsü
elmalar donatın söğüt dolusu
bana derler kadersizin birisi
dertli diye çağırsınlar adımı
yazmamınan bağlasınlar başımı
59
yazmam gül yaprağı karanfil irenk
aksine vuruyor devran-ı felek
gesi bağlarında leyla diyerek
ah neyleyim şu alnımın yazısı
onmaz imiş güzellerin bazısı
60
bana gül diyorlar neme güleyim
ayrılık serime düştü neyleyim
anamdan doğalı ben de böyleyim
gel otur yanıma boyu posu güzelim
gülemem ağlarım ah çekerim gezerim
61
çırpını çırpını yuvadan uçtum
ağlayı ağlayı bu hale düştüm
getirin anamı babamdan geçtim
neyleyim neyleyim hep alnımın yazısı
gülmemiş dünyada, anamın kuzusu
62
çıra yanmayınca ceviz mi kavlar
ciğer yanmayınca gözler mi ağlar
oturum ağlasam divane derler
gel otur yanıma hallerimi söyleyim
halimden bilmiyor ben o yari neyleyim
63
gesi bağlarının yılanı olsam
dolanı dolanı yanına varsam
uyusam uyansam derdime yansam
hep yalan oldu o geçen günler
bahçede ötmez oldu bülbüller
64
gesi bağlarını gördün mü bilmem
toprağına bağdaş kurdun mu bilmem
gizli sırlarıma erdin mi bilmem
gel otur yanıma hallerimi söyleyim
halimden bilmeyen ben o yari neyleyim
65
gesi bağlarından geçemiyorum
az doldur kadehi içemiyorum
anamdan babamdan geçemiyorum
ölüm olmasın da ayrılık olsun
bize sebep olan içten vurulsun
66
gesi’ye giderken yolun sağında
güller açmış nazlı yarin bağında
yeni değmiş on üç on dört çağında
gel otur yanıma boyu posu güzelim
dost düşman yanında güler oynar gezerim
67
gesi’ye giderken yolum ayrıldı
bindim arabaya başım çevrildi
siyah saçım sağ yanıma devrildi
eğil dağlar eğil yari göresim geldi
siyah zülfünü yüzüme süresim geldi
68
eşik arasında fenerim yitti
feleğin ettiği gücüme gitti
bana ettiğini kimlere etti
atma garip anam beni dağlar ardına
kimseler yanmasın anam yansın derdime
69
ellerin mektubu gelir okunur
benim yüreğime hançer sokulur
bugün posta günü canım sıkılır
atma garip anam yazılara yabana
keşke verseydin köyümüzdeki çobana
70
evereğin bayırına düzüne
döndüm baktım karlar yağmış izime
uyma dedim uydun eller sözüne
sağ olanlar bir gün olur kavuşur
küs olanlar bir gün gelir barışır
71
gesi’nin etrafı tozlu yol m’ola
salını salını gelen yar m’ola
urgan atsam ölsem ölüm zor m’ola
şimdi ben anladım onmadığımı
daha çilelerimin dolmadığını
72
gesi’nin evleri kemer kemerdir
derdim içimde küme kümedir
ağlamak dururken gülmek nemedir
örtün pencereleri esmesin yeller
dertli olduğumu bilmesin eller
73
söktüm sim saçımı örenim yoktur
kapıdan içeri girenim yoktur
ağlasam sızlasam görenim yoktur
doğurmaz olsaydın anam başım belalı
bir murat almadım anamdan doğalı
74
salkım söğüt gibi dallarım yerde
gözlerim gözlerim gözlerim yolda
götürün anama evleri nerde
gurbet elde neler geldi başıma
anam yok ki şu derdime katlana
75
şu dağlara çıksam yolu arasam
mendilim elimde döne döne ağlasam
anam yok ki ben derdimi söylesem
ne deyim ağlayım alın yazısı
kader böyle imiş onmaz bazısı
76
tel tel olur kayseri’nin ovası
yüzüne bakmadım karın doyası
taze olur evlilerin boyası
ne deyip ağlayım alın yazısı
gülüp oynamıyor gelinlerin bazısı
77
yüce dağ başına gelmesin eller
bu gün efkarlıyım açmasın güller
diz dize gelip de döktüğüm diller
ne deyip ağlayım bu böyle olmaz
kulların başına gelmedik kalmaz
78
gesi bağlarından indi bir firek
bu mektubu yazan dertli bir yürek
gönderin anamı o bana gerek
yaz yaz mektubu postaya bırak
varamam yanına yollar pek ırak
79
gesi’ye gidenin bağrı taş gerek
atı saltanatlı bir kardeş gerek
ağlamak dururken gülmek ne gerek
yas tutsun ellerim kına yakmayım
kör olsun gözlerim sürme çekmeyim
80
sofraya oturdum gelin kız gibi
gözüme bakarlar imkansız gibi
ortadaki yemek acı tuz gibi
gel otur yanıma hallerimi söyleyim
halimden bilmiyor ben o yari neyleyim
81
güğümlere su doldurdum ılımış
benim kader ilk akşamdan uyumuş
ne yapayım dostlar yazım bu imiş
örtün pencereleri esmesin yeller
dertli olduğumu bilmesin eller
82
gesi bağlarını belleyen olsa
şu cahil gönlümü eğleyen olsa
beni de anama yollayan olsa
gel otur yanıma hallerimi söyleyim
halimden bilmiyor ben o yari neyleyim
83
gesi bağlarında kaynar kum idim
ben eller içinde yanan mum idim
ibdı allah, sonra senden umudum
gel otur yanıma hallerimi söyleyim
halimden bilmiyor ben o yari neyleyim
84
merdivenden tıkır tıkır inerken
yazması boynuma dolanır severken
uyumuşum ak gerdandan emerken
örtün pencereler değmesin yeller
bu gün efkarlıyım gelmesin eller
85
gesi bağlarında has nane biter
bana bir hal oldu ölümden beter
sevdiğim ettiğin canıma yeter
yaz yaz mektubunu postaya bırak
varamam yanına, yollar çok ırak
86
gül koymuşlar menekşenin adını
almadım dünyadan ben muradımı
ben ölürsem dertli koyun adımı
atma garip anam yazılara yabana
keşke verseydin beni köyümüzdeki çobana
87
bu nasıl tecelli bu nasıl kader
derdim içimdedir ne bilsin eller
oturup ağlasam deli mi derler
neyleyim, neyleyim hep alnımın yazısı
gülmemiş bu dünyada anamın kuzusu
88
gesi bağlarında gül ile çayır
ana ben ölüyom başını çevir
kaynanam imansız, güveyin gavur
ne diyeyim ağlayayım alın yazısı
kader böyle imiş onmaz bazısı
89
elimi atmadık dallar mı kaldı
başıma gelmedik haller mi kaldı
beni söylemedik diller mi kaldı
el kadar alnımda türlü türlü yazım var
evvel bir başımdı şimdi körpe kuzum var
90
gesi bağlarında gül ile susam
tecellisi olmaz yerine küsen
candan kimsem yok derdimi desem
el kadar alnımda türlü yazım var
evvel yalnızdım şimdi kuzum var
91
anam yok ki diye diye ağlasın
babam yok ki kuşağımı bağlasın
kardeş yok ki salacamda baş tutsun
atma garip anam yazılara yabana
keşke verseydin köyümüzdeki çobana
92
bülbüle su verdim altın tasınan
yolunu beklerim bir hevesinen
günlerim geçiyor ah u zarınan
örtün pencereler esmesin yeller
dertli olduğumu bilmesin eller
93
gesi bağlarında gül ile nergis
sabahlar olmuyor sevdiğim sensiz
cennetin köşkünde duramam sensiz
ölüm olmasın da ayrılık olsun
bize sebep olan allah’tan bulsun
94
gesi bağlarında bir tarla nohut
anam ben ölüyom bir yasin okut
küçük kardeşimi yarime büyüt
örtün pencereler esmesin yeller
dertli olduğumu bilmesin eller
95
dağdan yuvarlandı kayalarımız
gam ile yoğruldu mayalarımız
n’ola taş doğuraydı analarımız
ne deyim ağlayım hep alın yazısı
kader böyle imiş onmaz bazısı
96
kuruldu kanadım kefenim yoktur
kapıdan içeri girenim yoktur
gurbette anamın haberi yoktur
beklerim yolunu gelene kadar
çekerim derdini ölene kadar
97
kütür kütür kırdın felek dalımı
kimselere diyemiyom halimi
ben sana ne yaptım allah’ın zalimi
neyleyim neyleyim hep alnımın yazısı
gülmemiş bu dünyada anamın kuzusu
98
gesi bağlarında dolanıyorum
yitirdim yarimi aranıyorum
bir çift selamına güveniyorum
eğil dağlar eğil gülleriniz açtı mı
benim sevdiceğim burdan geçti mi
99
yağmur yağar ince elek tülbentten
kurtar allah beni gayri gurbetten
ölmeyince kurtuluş yok bu dertten
yol ver dağlar ben gideyim sılama
sılam zümrüt yeşili buna nasıl dayana
100
gesi bağlarında bir top gül idim
yağmur yağdı güneş vurdu eridimevvel yarin sevdiceği ben idim
gel otur yanıma hallerimi söyleyim
halimden bilmiyor ben o yari neyleyim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








+(498+x+425).jpg)
.jpg)


